Hamilelik, Doğum, Çocuk ve Kadinlara Sor bölümü ile Aradığınız tüm bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Hemen patik.org adresini ziyaret et bilgiyi kaynağından al.

Demir Altından Daha Değerlidir

Demir Altından Daha Değerlidir

Demir yaşam için bulunması zorunlu maddeler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Erişkin bir insanın vücudundaki demir normalde yaklaşık 5 gram kadar geliyor. Oysa, bir adet ‘çivi’ yapmaya yetebilen bu ‘bir çivilik’ demir vücutta değişik yerlere dağılmış şekilde, yaşamsal görevlerde yer alıyor.

Demirin yaşamsal önemi

Vücudumuzdaki demirin en büyük kısmı damarlardaki kanda bulunan eritrosit (alyuvar) denilen hücrelerin içinde, hemoglobin isimli maddeye bağlı olarak bulunuyor. Hemoglobine bağlı demir kanın kırmızı rengini veriyor ve dokulara oksijen taşıyor. Yeterli demir olmadığında ise dokular oksijensiz kaldığından yaşamsal tehlike doğabiliyor ya da kişi sağlıksız bir şekilde demir eksikliği anemisiyle yaşıyor.

Demirin daha az bir kısmı çizgili kasların yapısındaki miyoglobin isimli maddeye bağlı ve demir eksikliğinde bu kaslar son derece güçsüzleşiyor. Demirin en küçük bölümü (vücuttaki demirin yaklaşık %1’i) de enzim isimli, çeşitli yaşamsal işlevlerin yerine getirilmesini sağlayan maddelerde bulunuyor. Vücudumuz bu maddeler sayesinde mikroplara karşı koyabiliyor. Demir eksikliğinde ise bağışıklık sistemi normal olarak çalışamadığı gibi sindirim sisteminde aksamalar, deri ve mukozalarda bozulmalar ve en önemlisi de bu enzimler beyinde de bulunduğu için bazı beyin fonksiyonlarında aksamalar görülüyor.

İşte tüm bunlar göz önüne alındığında, vücutta olması gerekenden az demir bulunması vücudumuzdaki çeşitli sistemleri ve fonksiyonları olumsuz etkileyen çok önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

Ülkemizde ne kadar yaygın?

Çocuklarda demir eksikliğinin görülme durumu hakkına Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ve çeşitli yıllarda yapılmış pek çok çalışma var. Bu çalışmalarda farklı yöntemler kullanılmış, yani farklı laboratuar testleri ile demir durumu araştırılmış. Bu nedenle de farklı sonuçlar elde edilmiş. Hassas testlerin kullanıldığı çalışmalarda demir eksikliğinin görülme şıklığıyla ilgili rakam daha büyük çıkarken daha kaba testlerin kullanıldığı çalışmalarda daha küçük rakamlar bulunmuş. Bu fark aslında demir eksikliğinin kademe kademe ortaya yıkmasından kaynaklanıyor. Nasıl mı?

Demir eksikliği kademe kademe ortaya çıkıyor

Vücut yeterince demir alamazsa başlangıçta yalnızca depolardaki demir azalıyor. Başlıca depo bölgeleri kemik iliği ve karaciğer. Bu dönemde demir eksikliğini ancak bu depolardaki durumu yansıtan hassas testler gösterebiliyor. Daha sonraki aşamada depolara ek olarak kan serumundaki demir de azalıyor. Bu dönem, serum demiri gibi testlerle gösterilebilse de kişide hemoglobin normal görünüyor.

Kısaca, bu iki dönemde de yalnızca hemoglobin ve benzerlerinin bakıldığı kaba testler demir eksikliği tam olarak göstermeye yetmiyor. Ve bu ilk iki aşama anemisiz demir eksikliği olarak adlandırılıyor. Yani vücutta demir eksik olsa da henüz kansızlık şoktur; fakat yine de önemli sağlık sorunu mevcuttur. Son dönemde ise artık vücutta demir iyice azalıyor, hemoglobin yapısındaki demir de düşüyor Anemi yani kansızlık başlıyor. Bu duruma da ‘demir eksikliği anemisi’ deniyor.

Ülkemizdeki çocuklarda demir eksikliği anemisinin araştırıldığı araştırmaların sonuçları ise şu ortalamalara işaret ediyor: 0-5 yaş arası ortalama % 50, okul çağında %30 çocukta demir eksikliği anemisi var. Demir eksikliğini en sık görüldüğü 6-24 ay arasında ise bu sıklık %75’e kadar çıkıyor.

Asıl neden sosyoekonomik şartlar değil

Demir eksikliğinin görülme sıklığı esas olarak sosyoekonomik şartların kötü oluşuyla paraleldir dense de; hemen her kesimde demir eksikliği görülüyor. Bu yargının doğruluğu gelişmiş batı ülkelerinde bile kanıtlanmış. Bizim ülkemize baktığımızda ise, bebeklerde 6-24 ay arası bebeklerde %75 sıklıkla demir eksikliği görülmesi bunun en somut kanıtı. Bu rakama 1997 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Polikliniği’ne başvuranlar üzerinde yapıları değerlendirmeler sonucu ulaşılmış. Değerlendirmeye tabi tutulan bebekler ise daha çok şehirli ve orta gelirli ailelerin çocukları.

Yine, iki sene boyunca İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk-Hematoloji servisinin yaptığı araştırma ise çok önemli bir başka sonuca işaret ediyor. Bu araştırmada çocuktaki demir eksikliği anemisi ile ailenin gelir düzeyi, babanın çalışması, annenin çalışması, babanın eğitim düzeyi, annenin eğitim düzeyi gibi çeşitli faktörlerin ilişkisi araştırılmış. Ve bunlardan sadece annenin eğitim düzeyi ile, çocuktaki demir eksikliği arasında anlamlı ilişki ortaya çıkmış. Araştırma, annenin eğitim düzeyi düştükçe çocuktaki demir eksikliği sıklığı arttığını ortaya koymuş.

Bebeklik döneminde demirin önemi

Yenidoğan bebek dünyaya yalnızca 250 miligram demirle geliyor. Bu miktar onun ancak ilk 6 ay gereksinimlerini karşılayabiliyor ve bundan sonra dışarıdan demir alamazsa demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi başlıyor. Bu dönemde çocuk, yetişkinden çok farklı olarak büyüyor. Demir eksik olursa bağışıklık sisteminin normal olarak çalışamaması, sindirim sisteminde aksamalar, deri ve mukozalarda bozulmalar görülüyor. Bunlara ek olarak, tartı alışı ve boy uzaması da olumsuz etkileniyor. Daha da önemlisi beyin doğum öncesi ve doğumdan sonra ilk iki yaş içinde gelişiyor. Bu dönemde beyin gelişimi için yeterli demir bulunması ise zorunlu. Bu olmazsa 24 aya kadar olan çocuklarda çok önemli sonuçlar doğuran beyin fonksiyonlarında bozukluklar görülüyor.

Hangi beynin fonksiyonları etkileniyor?

Demir eksikliğinden kaynaklanan beyinle ilgili fonksiyon bozuklukları, iki grupta toplanıyor. Birinci gurupta davranış kusurları (aşırı ağlama, uykusuzluk, huzursuzluk,uyumsuzluk, iştahsızlık, anneye aşırı düşkünlük…) yer alıyor. Neyse ki bunlar geçici kusurlar ve demir tedavisi ile düzeliyor. Ancak ikinci grupta yer alan bilişsel fonksiyonların olumsuz etkilenmesinden doğan rahatsızlıklar maalesef kalıcı oluyor.

Bebeklerde demir eksikliğinin nedenleri

Bebeklerde demir eksikliğine yol açan faktörler şöyle sıralanıyor;

. İlk altı ay boyunca yalnızca anne sütü dışında besinler verilmesi,
. Ek gıdalara 6. aydan erken başlanması,
. Ek gıdalara 6. aydan geç başlanması,
. Verilen demirli gıdaların yanında emilimi bozan (başta çay ve inek sütü) gıdaların verilmesi, -Demir emilimini arttıran C vitamini içeren meyve ve sebzelerin yetersiz verilmesi ,
. Günlük gereksinimden çok fazla inek sütü verilmesi ( 12 aylık çocuk toplam 500 mi inek sütü almalı, buna peynir ve yoğurt yapımında kullanılan süt de dahil).

Bebek beslenmesi ve demir

Bebeklerin hayatın ilk altı ayı yalnızca anne sütü, daha sonra anne sütü yanında ek gıdalar verilerek beslenmeleri gerekiyor. Bu ek gıdaların içinde demir içeren besilerin bulunması ise ayrı bir önem taşıyor. Bu da annelerin çok bilinçli bir beslenme programı uygulamalarını gerektiriyor. Oysa ne yazık ki pek çok anne çeşitli nedenlerle (eğitim eksikliği, maddi yetersizlik, hatalı gelenek- görenekler…) böyle bir beslenme programını hayata geçiremiyor. Bu nedenle işi garantiye
almak ve demir eksikliğine meydan vermemek için bebeklere 4. aydan itibaren damla şeklinde demir takviyesi verilmesi öneriliyor.

Dikkat!!!

Anne sütünün içindeki demirin yaklaşık %50 si bağırsaktan emiliyor. İnek sütünün ise en fazla %10 u emiliyor. Ayrıca inek sütü içindeki bazı maddeler nedeniyle bebekler için zararlı. Örneğin bağırsaklarda kılcal kanamalara neden olarak demir eksikliğine yol açabiliyor. Bu nedenle anne sütü alan çocuk çok daha fazla demirle beslenmiş oluyor. İlk altı ay anne sütündeki demir bebeğe yetiyor.

Fakat diğer yandan…

Anne sütündeki demir bebeğe sadece ilk 6 ay yetebiliyor. Bu dönemin sonunda doğarken depolarında bulunan 250 mg demir bitiyor ve anne sütündeki demirin %50 si emilse de bu miktar bebeğin gereksinimlerini karşılamaya yetmiyor. Çünkü bebek bu dönemde hızla büyüdüğü için günlük demir ihtiyacı çok fazla oluyor. Altı aylık bir bebeğin günlük demir gereksiniminin babasınınki kadar (çünkü baba büyümüyor) olduğunu unutmamak gerekiyor. Ve bu gerçekleri göz önüne alarak altı aylık bir bebeğin mutlaka demir içeren ek gıdalar almaya başlaması ya da demir takviyesine başlanması büyük önem taşıyor.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.