Hamilelik, Doğum, Çocuk ve Kadinlara Sor bölümü ile Aradığınız tüm bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Hemen patik.org adresini ziyaret et bilgiyi kaynağından al.

Hamilelik ve Erkek Tohumu Sperm

Hamilelik ve Erkek Tohumu Sperm

Dekor değişiyor. İkinci sahnenin konusu aşılamadır. Burada sah­neye erkek tohum girer.

Erkek tohumu veya spermatozoit, erkeğin husyelerinden, cinsel bezlerinden gelir. Yumurtalıkların övül ve dişi hormonları yaptıkları gibi, husyeler spermatozoit ve testostero denen erkek tohumları ya­parlar. Fakat kadın bir övül deposu ile beraber doğarken, erkekte, husyeler spermatozoit yapmaya ancak erginlik çağında başlarlar. Bu imalat yaşlılığa kadar devam eder. Husyeler yumurta biçiminde­ki bezlerdir. İçlerinde bir sürü küçük tüp vardır, bunlar ipek ipliği ka­dar ince, birbirine dolaşmış ve görünüşleri karışık bir yumağa ben­zerler. Btüplerin iç tarafları özel hücrelerle kaplıdır. Bu hücreler çok çabuk gelişir ve seri şekilde değişikliğe uğrayarak spermatozoiti meydana getirirler.

 Başlangıçta yuvarlak olan bu hücreler, zamanla küçülür uzar, protoplazmaları ufalır, uzun bir lif şeklinde küçük bir kuyruk meyda­na gelir. Olgunlaşan spermatozoit, insan hücrelerinin en küçüğüdür —milimetrenin 50 binde biri—. Fakat bu hücre çok özel bir durum­dadır.  İki bölümden meydana gelmiştir. Yumurta biçimi, karşıdan bir armuda benzeyen baş kısmı —içinde çekirdek vardır ve ince bir kamçıyı andıran uzun bir kuyruk. Kuyruk spermatozoite hareket etme imkânı verir. Çoğu zaman spermatozoit bir kurbağa yavrusuna benzetilir: Onun gibi kuyruğu sayesinde ilerler. Bu da, spermatozoitin, ovüle oranla üstünlüğünü (geçici olarak) or­taya koyar.

 

Fakat spermatozoitlerin de, içinde bulundukları geçici hayat devresinde yapmaları gereken bir yolculukları vardır. Epididim de­nen, binbir kıvrıntı ve dolambaçlı, 5 cm. den uzun büyük bir kanalda toplandıktan sonra 30 cm. uzunluğunda diğer bir kanala gelirler. Son­ra da tohum keseleri denen prostatın iki kenarındaki iki torbada top­lanırlar.

 Buradan, birçok bezlerin salgılarından meydana gelen bir sıvıy­la birlikte (en belli başlı olan prostattır) dışarıya çıkarlar. Bu sıvıda spermatozoitlerî kuvvetlendiren ve onlara enerji veren bir miktar şe­ker bulunur. Eğer spermatozoitler dışarı atılmazlarsa, kendilikle­rinden ölürlerSpermatozoitlerin kanallarda 38 gün yaşadığı sanılıyor. Daha genç olanlar ölenlerin yerini alırlar.

Aşılamayı başarmak için, spermatozoitlerin rahmi geçmeleri, bo­ruları aşmaları, yani 18 cm.’den fazla yol amaları gerekir. Bu uzun ve yorucu bir seyahattir. Yolda aralarından milyonlarcası rastladıkları birçok engele takılıp kalırlar. Bazıları, fazla asitli dişi salgılar tarafın­dan öldürülür. Diğerleri vagina hücreleri tarafından yok edilir. Bes­lenmeleri için gerekli şekeri bulamayanlar da kendilerinden ölürler. Sadece en kuvvetliler kalır, kuyrukları ve rahmin kasılmaları saye­sinde dakikada 3 mm. ilerlerler.

 Daha sonra bir kısım spermatozoit, yumurtlanan ovüle doğru gi­den boruya girerler. Diğer bir kısım ikinci yumurtalığa doğru giderler. Bunlar ölüme mahkûmdur. Birinci boruya girenlerin büyük bir kısmı ise dokuların her kıvrıntısında duraklar, önlerine çı­kan aşılmaz dağlan aşmaya çalışırlar. Sonunda bir saatlik bir yolcu­luk sonucu, aşılamanın olabileceği yere gelirler. Burası Fallop boru­sunun üçte biri olan ilk kısmıdır. Burada spermatozoitler; yumurta­lıktan sonra boruya düştüğü yerden yavaş yavaş ilerleyen ovüle rastlarlar. Spermatozoitler ovülü iki gün beklerler. Eğer ovul gelmezse ölürler ve dışarı atılırlar.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More