Hamilelik, Doğum, Çocuk ve Kadinlara Sor bölümü ile Aradığınız tüm bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Hemen patik.org adresini ziyaret et bilgiyi kaynağından al.

Hamilelik ve Kalp Hastalıkları

Hamilelik ve Kalp Hastalıkları

Hamilelik ve Kalp Hastalıkları
Bütün kalp hastalıkları aynı önemde değildirler, fakat her zaman dikkatli olmak, sık sık doktora görünmek tuzsuz rejim yapmak, istira­hat etmek gerekir. Hasta kadın, hamile değilmiş gibi tedavi görür. Kalbe cerrahi müdahale dahil, her türlü tedavi yapılabilir.

GEBELİK VE KALP HASTALIĞI

Her gebelik kardiyovasküler sistemi ilgilen­dirir. Çünkü gebelik kalbin çalışma gücünü artırır. Büyüyen embriyo ve uterusun gereksinimini karşılamak için plazma hacmi gebelikte %30-50 arasında artar. Plazma hacmindeki bu artış gebeliğin 10’uncu haftasında başlar, 32’nci haf­tasında en yüksek düzeyine ulaşır ve 36’ncı haf­tadan itibaren, uterus venöz sisteminde tutulan kandan dolayı düşmeye başlar. Plazma volümündeki artış nedeniyle kalp atım hacmi de gebeliğin aynı devrelerinde, aynı oranlarda artar. Normal bir kalp bu yükü kompanse edebildiği halde, hasta bir kalbin kendisine gelen bu fazla kanı ileriye pompalayacak yedek gücü olmaya­cağı için kan, sağ kalp gerisinde ve akciğerlerde birikecektir. Gebeliğin 6.-7. aylarından sonra bu olgularda kalp yetmezliği gelişebilir.Doğurgan yaştaki kalp hastası kadınların %80’inde kronik romatizmal kalp hastalığına, %15’inde konjenital kalp defektlerine rastlan­maktadır.

Gebeliğe Kalp Hastalığının Etkisi:Kalp hastalığı anne ve fetusun sağlığını tehdit eder. Fetusun sağlıklı gelişebilmesi için plasental kan akımının yeterli olması gerekir. Kalp has­talıklarında yetmezlik gelişirse uterusa olan kan akımı azalır. Bu nedenle fetusun hayatı tehlikeye girer. Annenin fonksiyonal kapasite olarak hangi grupta olduğu da fetal mortalite açısından önem­lidir. Bunun için kalp hastaları için geliştirilmiş sınıflandırma şöyledir;

I. Sınıf; Normal aktivite sırasında yetmezlik belirtisi göstermeyenler. Normal aktiviteleri sınırlandırılmaz. Genelde gebelik sorun yaratmaz.

II. Sınıf; Normal aktivite sırasında geçici yetmezlik belirtisi gösterenler. Aktiviteleri kısmen sınırlandırılır. Genelde gebelik sorun yaratmaz.

III. Sınıf; İstirahat sırasında rahat, aktivite sırasında yetmezlik belirtisi gösterenler (yorgunluk, çarpıntı, dispne ve angino). Bu gruba gebelik önerilmez. Ancak ge­belik seçilmişse hastanede yatak istirahatına alınır.

IV. Sınıf; istirahat sırasında bile yetmezlik belir­tisi gösterenler, rahatsızlık duymadan hiçbir fizik aktivite yapamayanlar. Maternal mortalite yüksektir. Gebelik öne­rilmez. Özellikle doğum sonu dönem çok tehlikelidir.

Doğum Öncesi Dönemde İzlem

Kalp hastası gebelerin bakımında temel amaç, gebelikte meydana gelen fizyolojik deği­şikliklerin kalbe getirdiği yükü azaltmak ve kalbin yükünü artıran faktörleri önlemektir. Bunlar;

• Kilo alımı: Normalin üstünde ağırlık kazan­ma, vücutta su tutumuna neden olacağından konjestif kalp yetmezliği için hazırlayıcı bir fak­tördür. Bu nedenle tuz ve kalori kısıtlanır.

• Anemi: Tek başına konjestif kalp yetme­zliğine sebep olabilir. Bu nedenle demir preparatları ve diyeti ile beslenme düzenlenir.

• Aktivite: Kalp hastalığının sınıfına göre aktivite kısıtlanır. I. ve II. sınıftaki anneler için sabah ve öğleden sonraları dinlenme periyotları şeklinde aktiviteleri sınırlandırılır. Her gece 10 saat uyku önerilir. III. sınıf için fiziksel aktivite sınırlaması önemlidir. Minimum efor sarf etmesi gerekir. Annenin bir başkasının bakımına ihtiyacı vardır. IV. sınıftaki anneler tamamen yatak istirahatına ihtiyaç duyarlar. Bu anneler aktivitelerinin kısıtlanmasının, hatta tamamen yatağa bağımlı kalmanın zorluğunu yaşayacaklardır.

• Enfeksiyon, kalbin yükünü artıran diğer bir faktördür. Gebelikte sık görülen pyelonefritin ön­lenmesi hu gebelerde daha da önemlidir. Bunun yanında, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonla­rından anne korunmalı, gelişmişse derhal tedavi edilmelidir.

• Anksiyete: Bir miktar anksiyete her gebelik­te görülebilir. Sorunlu durumlarda bu durum daha da kolay gelişir. Sık yapılan prenatal kon­troller sırasında annenin sıkıntılarını dile getir­mesini sağlamak ve durumu hakkında açıklama­lar yapmak onun korkusunu azaltması yönünden önemlidir. Kardiak out-putun en yüksek düzeye ulaştığı 28.-32. haftalarda daha sık kontroller ile hem annenin genel durumu, hem de anksiyetesi değerlendirilir.

• Çevrede ısı ve nemin artışı, kalp yetme­zliğini ağırlaştıran faktörlerdir. Gebelikte vücutta ısı oluşumu fazla olduğundan bu hastalara serin ve kuru bir çevre sağlanmalıdır.Bu hastalarda tromboembolism riski de art­mıştır. Çünkü hem gebelik hem kalp hastalığı tromboembolizm riskini artıran faktörlerdir. Ayak­ta uzun süre hareketsiz duruşlardan kaçınması, devamlı sırtüstü yatmaması, otururken bacakları uzatması ve destekleyici çoraplar giymesi tromboembolizmi önlemek için önerilir.Kalp hastası gebelerde anne yaşı önemlidir. Çünkü 30 yaştan sonra konjestif kalp yetmezliği riskinde artış görülür.

Doğum Eyleminde İzlem

Kalp hastası gebeler için istenen doğum şek­li, korku ve ağrının en aza indirildiği, miadında ve spontan vajinal doğumdur.

• Doğum eyleminde her kontraksiyonda kar­diak out-put artar. Bu nedenle anne semifowler ve yan pozisyonda tutulursa dolaşım düzeni sağ­lanır ve uterus kontraksiyonları kalp debisinde daha küçük artışlar yapar.

• Yetmezlik belirtilerine karşı anne gözlenir (dispne, siyanoz gibi), nabız ve solunum sık kon­trol edilir.

• Annede anksiyete ve ağrı mümkün olduğu kadar kontrol altına alınmalıdır.

• Gerekirse dijital ve sedatifler istenebilir.

• İndikasyon yoksa oksitosin kullanılma­malıdır. Çünkü yetmezlik riskini artırabilir.

• Doğumun ikinci devresinde ıkınma önlen­melidir. Bunun için Forseps veya vakumla doğu­mun ikinci devresi kısaltılır.

Doğum Sonu Dönemde İzlem

Doğumu izleyen ilk iki gün kardiak out-put’un hızla arttığı dönemdir. Bunun nedeni, anne doku­larında gebelik sırasında tutulan mainin dola­şıma dönmesidir. Bu nedenle postpartum ilk iki gün kritiktir ve annenin ölüm riski altında bir dö­nemdir.

• İlk 48 saat anne yetmezlik belirtilerine karşı yakından gözlenir. 3.-4. günlerde diurezin art­ması ile yetmezlik riski de kalkmış olur.Doğum sonu;

• Annenin ambulasyonu daha yavaş, olmalı,

• Daha uzun süre hastanede kalmalı,

• Yetmezlik varsa laktasyon sınırlanmalıdır.Kalp hastalığında kullanılan ilaçlara gebelikte de devam edilir.Dijital, plasenta yolu ile fetal dolaşıma ve laktasyonda anne sütüne geçer, ancak yan etkisi yoktur.

Diuretikler; uterus kan akımını ve plasental perfüzyonu bozabilir. Bu nedenle gebelikte önce­likle tercih edilen bir ilaç değildir.

Antikoagulanlardan heparin, komadinin yerine kullanılır. Çünkü komadin plasentadan geçer ve fetusa teratojenik etki yapar.Bunun yanında oral antikoagulanlar süte geçtiğinden anne sütü ile beslenme önerilmez.

Antikoagülan kullanan kalp hastalarının gebeliğe karar vermesinde en uygun yaklaşım şu olmalıdır. Hasta, eşi, kardiyolog, kadın doğum uzmanı ve hemşire toplanarak, anne ve fetus için gebelik doğum ve doğum sonu dönemlerdeki riskler ve uygulanacak tedavi açıklanır.

Hasta gebeliği seçerse, hemşire subkutan heparini nasıl yapacağını hastaya öğretir. Hasta heparini evinde kendisi yapabilir. İki haftada bir Protrombin zamanına bakılarak heparin dozu ayarlanır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More