Hamilelik, Doğum, Çocuk ve Kadinlara Sor bölümü ile Aradığınız tüm bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Hemen patik.org adresini ziyaret et bilgiyi kaynağından al.

Kombine Oral Kontraseptifler

Kombine Oral Kontraseptifler

Estrojen ve progesteron içeren kombine doğum kontrol hapları son otuz yıl içinde aile planlaması programlarında en etkili ve emin doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmaktadır.

İlk kez 1956 yılında Porto Riko’da denenmiş ve çok etkili olduğu görülerek 1960’lara kadar yaygın olarak kullanılmıştır. 1960 yılında ilk tromboflebit vakasının bildirilmesi ile estrojen miktarı çok düşük tutulup, progesteron ön plana çıkarıl­maya çalışılmıştır. 1975-85 yıllarında hapların over kistini ve kanserini, endometrial kanseri, uterin fibrioidleri, ektopik gebelik ve dismenoreyi önlenmesi gibi kontraseptif olmayan yararları da belirlenmiştir.

Haplar gebeliği bir dizi etki mekanizması ile önlerler;

  •   FSH ve LH’yı baskılayarak ovulasyonu önler­ler,
  •  Tüplerin motilitesini arttırarak ovumun taşın­masını hızlandırırlar,
  •  Uterus içindeki endometriumun fonksiyonla­rını değiştirerek ödem alanlarının oluşmasına neden olurlar. Bu da implantasyonu engeller,
  •  Servikal mukusun geçirgenliğini azaltırlar. Progesteron servikal gland salgısını koyulaştırarak, spermlerin uterus içine geçmesini önler.

Oral Kontraseptiflerin Yan Etkileri

  • Hipomenora veya Amenore; Hap kullanan kadınlarda düşük doz estrojene bağlı endometrium yenilenmesi daha az olur. Bu nedenle hap alınmayan 7 gün içinde kanama çok az olabilir veya hiç olmayabilir. Bu nedenle hap kullanmaya başlamadan önce kadınlara adetlerinin azala­cağının anlatılması önemlidir.
  • Siklus ortasında lekelenme: Düşük estrojen düzeyine bağlı ortaya çıkan bu kanamaların bir zararı olmadığı halde, diğer ara kanaması yapan jinekolojik rahatsızlıklara karşı ayırıcı tanısının yapılması gerekir.
  • Siklus ortasında lekelenme: Düşük estrojen düzeyine bağlı ortaya çıkan bu kanamaların bir zararı olmadığı halde, diğer ara kanaması yapan jinekolojik rahatsızlıklara karşı ayırıcı tanısının yapılması gerekir.
  • Bulantı: Hapa yeni başlayanlarda görüle­bilir, zamanla geçmesi beklenir.
  • Memelerde dolgunluk: Hapların bileşimin­de bulunan estrojen ile ilişkili ortaya çıkar.
  • Depresyon ve diğer ruhsal değişiklikler: Haplarda bulunan hormonlar, kadınların duyguları üzerine doğrudan kimyasal etki yapabilirler. Bu nedenle kadınlarda depresyonun değerlen­dirilmesi gerekir.
  • Vücut Ağırlığında Değişiklikler: Estrojen CH metabolizmasını etkileme özelliği vardır. Fakat bu etki haptaki estrojenin dozuna ve kişinin CH metabolizmasına bağlı olarak değişir. Hap kul­lanırken şişmanlayanlar kadar zayıflayanlar da vardır. Ancak sıvı tutulması ve iştahta artmaya bağlı kilo artışı görülebilir.
  • Deri Değişiklikleri: Hap kullananlarda özel­likle uzun süre güneşte kalındığında kloazmasaptanmıştır. Tehlikeli olmamakla birlikte bu tür değişikliklerin kalıcı olması sorun yaratabilir. Nadiren kullanmada artış görülebilir.
  • Laktasyonun Baskılanması; Laktasyon sırasında kombine haplar yerine sadece progestin içeren haplar kullanılmalıdır. Çünkü estro­jen laktasyonu baskılar.
  • Baş Ağrısı; Hap kullanırken ortaya çıkan veya şiddetlenen baş ağrılarının mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
  • Hipertansion: Gebeliğinde hipertansiyonu olan kadınların, hap kullanımı sırasında da hipertansiyonla karşılaşma riskleri vardır. Hapa bağlı hipertansiyon genelde hafif seyreder. Hap bırakıldıktan sonra normale döner. Fakat uzun süreli hap kullananlarda, 35 yaşın üzerinde ve sigara içenlerde kombine haplar önerilmez. Eğer diyastolik basınç sürekli 90 mmHg den yüksek ise hap kesilir. Daha düşük ise, düşük doz hap­lar verilerek kadın izleme alınır. Hap kullanırken tansiyonu yükselen kadınlar, sonraki yaşamla­rında hipertansiyon için potansiyel kişilerdir. Bu nedenle kan basınçlarının rutin olarak izlenmesi gerekir.
  • Tromboembolik Etki: Tromboz teşekkülü, estrojen içeren haplara bağlıdır. Bu nedenle düşük doz haplar kullanılmalıdır. Estrojen fibrin formasyonunu hızlandırarak pıhtılaşmaya neden olur. Kardiovasküler sistem hastalığı ve serebral yetmezliği olanlara, koroner arter hastalığı ile ilişkili risk faktörleri (sigara, hipertansiyon, şiş­manlık, diyabet) bulunanlara hap verilmemelidir.
  • Diyabet üzerine etkisi: Kombine haplar plaz­ma insulin düzeyini olumsuz yönde etkilerler. Bu nedenle diyabetik kadınlarda diyabetin kontrolünü zorlaştıracağından (gebelikte olduğu gibi) kul­lanılması önerilmez.
  • Karaciğer üzerine etkisi: Estrojenin karaci­ğer fonksiyonları üzerine etkisi vardır. Hap kullanı­mı ile beningn hepatik adenomlar arasında ilişki bulunmuştur. Ancak bu risk uzun süreli kullanım­larda ortaya çıkmaktadır (4 yıldan fazla). Abdominal ağrı ve hepatomegali, adenomu düşündür­melidir.

Oral Kontraseptiflerin Kontraendikasyonları

  •  Gebelik,
  •  Tromboflebit veya tromboembolik hastalık öyküsü,
  •   Fonksiyon bozukluğu gösteren akut ve kronik tip karaciğer hastalığı, akut safra kesesi hastalığı,
  •   Estrojene bağlı karsinoma,
  •   Bilinen veya şüpheli meme korsinomu,
  •  Teşhis edilmemiş uterus kanamaları,
  •   Fazla sigara içme,
  •   Hipertansiyon,
  •   Diyabet,
  •  Toksemi,
  •  40 yaşın üzeri,
  •   Hiperlipoproteinemia,
  •   Menstural siklusu düzene girmemiş adole-sanlar,
  •   Koroner arter veya iskemik kalp hastalığı öy­küsü olanlar.

Oral Kontraseptiflerin Tehlike Belirtileri

  •  Şiddetli karın ağrısı
  •  Şiddetli göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı
  •  Şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, uyuşukluk,
  •  Görme sorunu (bulanık görme ve görme kay­bı) konuşma zorluğu,
  •  Şiddetli bacak ağrısı.Kadına yukarıdaki sorunlardan biri ile kar­şılaştığında veya depresyon, sarılık ve memede sertlik sorunu olduğunda doktora başvurması gerektiği açıklanmalıdır.

Oral Kontraseptif Kullanımında Dikkat Edilecek Noktalar

  •   Haplar kullanılmaya başlandığı ilk ayda ek bir doğum kontrol yöntemi daha kullanılmalıdır. İlk ayda haplar gebeliği yüzde yüz önlemeyebilir.
  •   Hapın her gün aynı saatte alınması daha doğ­ru olur.
  •  Adetler arasında lekelenme şeklindeki ka­nama birkaç ay devam ederse doktora baş­vurulması gerekir.
  •  Doğum kontrol haplarının etkinliği, tbc için kullanılan rifampisin, dilantin, karbomapezin, ampisilin veya tetrasiklin gibi ilaçların ba­ğırsaklardan emilimini ve karaciğer fonksi­yonlarını bozması sonucu bir miktar azala­bilir.
  •   Eğer bir hap unutulmuşsa hatırlandığında he­men alınmalı, o günün hapı ise normal zamanında alınmalıdır.
  •   Peş peşe iki hap unutulmuşsa hatırlayınca he­men 2 hap birden alınmalı, ertesi gün tekrar 2 hap birden alınmalıdır. Ancak gebe kalma olasılığına karşı bir sonraki adete kadar ek bir yöntem (prezervatif veya spermisid) kulla­nılmalıdır.
  •   Peş peşe 3 hap unutulduğunda, 3 gün üst üste ikişer hap alınır ve bir sonraki adete kadar ek bir yöntemle korunulur.
  •   Hap kullanırken bir adetin atlaması sık görü­lür. Gebelik yoksa normal hap kullanmaya devam edilir.
  •  Gebe kalmaya karar verildiğinde, hap kesildik­ten sonraki iki-üç ay başka bir yöntemle korunmak ve sonra gebe kalmak daha doğru olur. Bunun nedeni siklusun normal düzene girmesini sağlamaktır.
  •  Bir hastalık nedeni ile muayeneye gidildiğin­de veya hastaneye yatmak gerektiğinde hap kullanıldığı doktora söylenmelidir.
  •   Hapların tehlike belirtilerinin kullanan tara­fından mutlaka bilinmesi gerekir.
  •   Kullanmaya başladıktan sonra birinci izlem ilk üç ay içerisinde, daha sonra 6-12 aylık aralarla kontrol edilir.
Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.