Hamilelik, Doğum, Çocuk ve Kadinlara Sor bölümü ile Aradığınız tüm bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Hemen patik.org adresini ziyaret et bilgiyi kaynağından al.

Sezaryan Doğum Aşamaları

Sezaryan Doğum Aşamaları

Bebeğin, karın alt kısmından bir kesi ile rahim içine kadar ulaşılarak alınması esasına dayanan doğum şekli sezaryen olarak adlandırılıyor. Yaklaşık 10 cm uzunluğunda ve göbeğin 10-12 cm kadar altında olan ayaktayken yere paralel duran bu kesi şekline pfannenstiel kesisi denir.

Kesi, değişik vasıtalarla derinleştirilerek, tüm karın katları açılmak suretiyle rahim duvarına kadar geliniyor. Son olarak rahim duvarı da açılarak bebeğe ulaşılıyor. Bebek tutularak, uygun genişlikteki kesi aralığından, usulüne uygun şekilde dışarı alınıyor.

Normal doğumda olduğu gibi sezaryende de göbek kordonu kesilmek suretiyle bebek anneden ayrılıyor. Son olarak plasenta, el yardımı ile rahim içinden ayrılarak alınıyor. Operasyonun bundan sonraki bölümünde karın içi temizleniyor, kanayan yerlerin olup olmadığı kontrol ediliyor, varsa müdahale ediliyor ve karın katları usulüne uygun bir şekilde tekrar dikiliyor. Bu şekilde sezaryen operasyonu tamamlanmış oluyor.

Sezaryen öncesi hazırlıklar

Sezaryen operasyonundan önce bazı hazırlıkların yapılması gerekiyor. Bunlar:

– Bir gün öncesinden kesi bölgesinin temizliği (kıl ve tüylerin kesilmesi),
– Operasyon genel anestezi altında yapılacaksa tercihen 10 saat, ancak en az 6 saat öncesinden itibaren ağızdan beslenmenin kesilmesi,
– Anne adayının operasyon hakkında yeteri kadar bilgilendirilmesi
– Anne adayının anestezi uzmanı ve gerekli görüldüğünde diğer ilgili branş hekimleri tarafından görülerek değerlendirilmesi.

Sezaryen anestezi altında gerçekleşiyor

Genel anestezi altında yapılan karın operasyonlarının çoğunda, hastanın heyecan ve endişelerini önlemek için hasta uyutuluyor, daha sonra gerekli hazırlıklara girişiliyor. Örneğin eğer idrar sondası takılacaksa hasta uyutulduktan sonra takılıyor, ya da operasyon bölgesinin mikroplardan arındırılması amacıyla antiseptik solüsyon ile bölgenin yıkanması vs. işlemleri hasta uyutulduktan sonra yapılıyor. Fakat sezaryende bu işlemlerin anne adayı uymadan önce yapılması, operasyon için her şey hazır olduktan sonra anestezinin uygulanması gerekli. Bunun nedeni anneye verilen anestezik ilaçların aynı zamanda bebeğe de geçecek olması. Bebek bu ilaçlara ne kadar uzun süre maruz kalırsa, istenmeyen sonuçların ortaya çıkma riski artıyor. Bu nedenle amaç; bebeğin en az anestezi alması.

Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra anne adayı uyutuluyor ve bundan sonra bebeğe ulaşıncaya kadar maksimum hızla çalışılıyor. İşte bu önemli fark nedeniyle, sezaryene başlamadan önceki hazırlıklar konusunda anne adayının tam olarak bilgilendirilmesi çok önemli.

Sezaryende rahim yatay olarak kesileceğinden dolayı, o bölgede ikinci bir doğum sırasında herhangi bir zorlama ile yırtılma şansı da düşüktür.Bu yüzden sezaryen doğum yapan hamile kadınlar daha sonraki doğumlarını normal doğum şeklinde yapabilme şansına sahiptirler.

Neden Sezaryen?

Sezaryen, bir operasyon olması nedeniyle, operasyona ilişkin genel riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle prensip olarak ilk seçeneğin normal doğum olması gerekli. Ancak bazen, tıbbi gereklilikler nedeniyle zorunlu olarak sezaryenin seçilmesi söz konusu. Bu gereklilikler çoğu zaman hamileliğin son dönemlerine doğru netleşiyor. Bu nedenle de sezaryen planlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Ancak daha seyrek olarak, normal doğum sırasında gelişebilen acil durumlar nedeniyle de sezaryene geçilebiliyor. Sezaryeni zorunlu kılan için tıbbi gereklilikler ise şu şekilde sıralayabiliz:

Baş-pelvis uygunsuzluğu:

Doğum yolunda hem yumuşak ve hem de sert dokular yer alıyor. Yumuşak dokular bebeğin geçişine izin verecek kadar genişleme gösterebilmekle birlikte, kemik yapılar aynı esneklikte değil. Bu nedenle başı, doğum kanalının kemik bölümünden geçemeyecek kadar büyük olan bebeklerin normal yoldan doğmaları mümkün değil. Bu uyumsuzluk, bebeğin baş büyüklüğüne bağlı olmakla birlikte kimi zaman da annenin kemik yapısının (leğen pelvis kemiği) dar oluşuna da bağlı. Bu anne adaylarının da sezaryenle doğum yapması gerekebiliyor.

Placenta Previa:

Plasentanın yerleşim anomalisi verilen isim. Plasenta, rahim içinde bebeğin doğum kanalından geçişini engelleyecek şekilde yerleşebiliyor. Çoğu zaman doğum kanalının ağzını kısmi ya da tam olarak kapatıyor. Hamilelikte yapılan ultrasonografik değerlendirmeler sırasında fark edilen bu durum da sezaryen gerektiriyor.

Ablatio Placenta:

Plasentanın, doğum gerçekleşmeden önce rahim duvarından ayrılmaya başlamasına deniyor. Plasentanın erken ayrılması, tüm hayati fonksiyonlarını plasenta yoluyla anneden sağlayan fetüsün kaybedilmesine neden oluyor. Bu nedenle fark edildiğinde, eğer bebek dış ortamda yardımla da olsa yaşayabilir hale gelmişse doğum sezaryen ile acil olarak gerçekleştiriliyor.

Fetal Distres Sendromu:

Fetusun herhangi bir nedenle sıkışmasına deniyor. Genellikle kordonun bebeğin boynuna dolanması ve kan akımını zorlaması nedeniyle ortaya çıkıyor. Sıklıkla bebeğin yeterli büyüklüğe erişmiş olduğu, hamileliğin son dönemlerinde ortaya çıkıyor. Acil ya da yarı planlı bir şekilde sezaryen ile doğum gerçekleştiriliyor.

İlerlemeyen normal doğum eylemi:

Herşey uygun olmasına ve normal doğum başlamasına rağmen doğum eyleminin herhangi bir safhasında ağrıların şiddetini kaybetmesi ve hatta kaybolması ile doğum, kendiliğinden sonlandırılamaz hale gelebiliyor. Bu durumda, anne adayına sancılarını yeniden oluşturmak ya da şiddetlendirmek amacıyla damardan ilaçlar verilebiliyor. Buna, halk arasında verilen isim; suni sancı (indüksiyon). Hamilelik süresi dolmuş olmasına rağmen sancıları başlamamış olan hamilelerde uygulanan bu işleme rağmen yine de doğum eylemi ilerletilemezse, sezaryene geçiliyor.

Daha önceki Hamileliğin sezaryen ile sonlandınlmış olması:

Sezaryen sırasında karın kasları ile birlikte rahim duvarı da kesiliyor. Her ne kadar bu katlar tekrar uygun şekilde uygun materyaller ile dikilerek kapatılsa da; bir dahaki hamileliğin normal doğuma bırakılması halinde, doğum sırasında rahim duvarında oluşan şiddetli gerilme ile eski kesi yerinden yırtılma söz konusu olabiliyor. Bu durum hem anne hem de bebek açısından tehlike arz edebileceğinden bir çok uzman sezaryeni daha uygun görüyor.

Vajinal enfeksiyonların varlığı:

Normal doğum sırasında, bebeğe bulaşması muhtemel anneye ait; genital HSV enfeksiyonu, HPV enfeksiyonu dibi durumlarda da bebeğe bu virüslerin geçmesini engellemek için sezaryen uygulanıyor.

Pozisyon anomalileri:

Bebeğin rahim içindeki duruşu seçilecek doğum şeklini etkileyebiliyor. Günümüzde özellikle ilk doğumlarda, baş gelişi dışındaki tüm duruşlarda sezaryen tercih ediliyor. Bazı hekimler makat gelişlerde de normal doğumu deneme yolunu seçseler de özellikle bebek açısından her zaman artmış bir risk söz konusu olabiliyor.

Elektif sezaryen nedir?

Tıbbi bir zorunluluk olmamasına rağmen sadece anne adayının kişisel tercihi ile doğum şekli olarak sezaryenin seçilmesi elektif sezaryen olarak adlandırılıyor. Hekimlerin bu konudaki yaklaşımı farklı. Bir kısmı mutlaka ilk seçeneğin normal doğum olması gerekliliğini savunurken diğer kısmı elektif sezaryenin de seçilebilmesinden. Anne adayına her iki doğum şekli hakkında ayrıntılı bilgi verildikten sonra, doğum şeklini seçebilme özgürlüğünü tanıma yaklaşımı ise giderek yaygınlık kazanıyor.

Doğum ağrıların çekilmesinin annelik adına manevi bir değeri olduğu yada olması gerektiği düşüncesindeki bazı anne adayları, her şeyiyle doğal bir doğumu tercih edebiliyorlar. Ancak uzmanlar, bu düşüncede olmayan diğer anne adaylarının, normal doğumu tercih etmekle birlikte, tıbbın sağladığı olanakları da kullanarak, korktukları doğum sancılarından kurtulmak istemelerini de doğal karşılıyorlar.

Diğer Bir Yazımız Olan Epidural Doğum Aşamaları veya Normal Doğum Aşamaları ‘nı Okumak İçin Tıklayınız.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More