Hamilelik, Doğum, Çocuk ve Kadinlara Sor bölümü ile Aradığınız tüm bilgiyi sitemizde bulabilirsiniz. Hemen patik.org adresini ziyaret et bilgiyi kaynağından al.

Tekrarlayan Düşükler

Tekrarlayan Düşükler

Kadınların karşılaştığı en önemli üreme sağlığı sorunlanndan birisi de tekrarlayan düşükler. Eğer ilk gebeliğinizde bir düşük yaşarsanız ya da daha önceki normal sonuçlanan gebeliğinizden sonra düşükle karşılaşırsanız bir sorun yok. Ancak 20. gebelik haftanızdan önce 3 veya daha fazla düşük yaşarsanız siz de bu problemi yaşıyorsunuz demektir.

Tekrarlayan düşükler kadınlarda en önemli üreme sağlığı problemlerinden biridir. Sağlık sorunu olmasının yanı sıra getirdiği psikolojik stres de çok önemli boyuttadır. 20. gebelik haftasından önce bir kadının 3 veya daha fazla gebeliğini kaybetmesini, “tekrarlayan düşük” olarak adlandırıyoruz. Özellikle ultrasonun yaygın olarak kullanıldığı son zamanlarda, düşük ile sonuçlanabilecek pek çok anormallik ve rahim içinde bebek ölümleri, daha düşük başlamadan saptanmakta ve gebeliğin sonlandırılması yoluna gidilmektedir. Bu şekilde sonlanan gebelikleri de düşük kapsamına almak gerekir. Kadınlarda düşük, son derece sık görülen bir problemdir. Çoğunlukla düşük anormal olarak doğabilecek gebeliklerin doğa tarafından eliminasyonudur.

Bir defa düşük yapan kadında araştırma yapılmalı mı?

İlk gebeliği düşük ile sonuçlanmış olan bir kadının sonraki gebeliklerinin sonucu, hiç düşük yapmamış bir kadından farklı olmayacaktır. Genellikle düşük genetik olarak anormal olan bir gebeliğin atılması nedeni ile olur. İlk düşükten sonra kapsamlı bir araştırma yapmak çoğu zaman gereksizdir. Özellikle daha önce normal bir çocuk doğurmuş olan bir kadında daha sonra olmuş olan bir düşük, tedirginlik nedeni olmamalıdır. Arka arkaya iki defa tekrarlanmış olan bir düşük sonrasında ise genellikle araştırma yapılabilir.

 

DÜŞÜK NEDENLERİ VE TEDAVİLERİ

Kromozom anormallikleri

Tekrarlayan düşüklerin önemli bir bölümünden bebekteki kromozom anormallikleri sorumludur. Özellikle anne ve babada dengeli olarak taşınan ve translokasyon olarak adlandırılan kromozom anormalliklerinin bebeğe %50 oranında dengesiz olarak iletilmesi söz konusudur ki, bunun sonucunda genellikle hayatla bağdaşmayan genetik bozukluklar görülür. Bazı genetik bozukluklar ise gebeliğin devamı ile bağdaştığı halde anormal çocukların doğumuna neden olabilir. Anne veya babanın dengeli translokasyon taşıyıcısı olduğu durumlarda oluşan gebeliklerin büyük bir kısmının anormal olacağı göz önüne alındığında, preimplantasyon genetik tanının da uygulanabileceği bir tüp bebek tedavisi önerilir.

Rahimin doğumsal anormallikleri

Tekrarlayan düşüklerin bir kısmından da rahimin doğumsal anormallikleri sorumludur. Özellikle rahim iç boşluğunda daralmaya yol açan duvar (septum) veya çift rahim (bikornus veya didelfis) şeklindeki rahim anormalliklerinde daha çok geç dönemlerde düşükler görülmektedir. Ancak bu nedenlere bağlı olan düşükler bazen çok daha erken dönemlerde de görülebilir. Rahim içi anormalliklerinden en sık görüleni “septum” diye tabir edilen, rahimin ortadan bir duvarla ikiye bölünmüş olmasıdır. Septum, rahim filmi veya ultrasonografi ile tanınır. Septumda rahim iç boşluğu olması gereken üçgen şeklinde değil kalp şeklindedir. Rahim içinde duvar mevcudiyeti, düşük dışında ayrıca erken doğum ve bebeğin rahim içinde ters durması gibi problemlere de yol açabilir. Tedavisi, histeroskopi adı verilen bir yöntem ile kesilmesidir. Karın kesilmeden yapılan ve hastanede yatış gerektirmeyen bu basit operasyon ile rahim boşluğu genişler ve düşükler ve erken doğumlar önlenir.

Rahim içi yapışıklıklar

Daha önce geçirilmiş kürtajlar sonrasında rahim içinde yapışıklıkların oluşması da düşük nedenidir. Bu yapışıkların açılması için de histeroskopi kullanılır.

Pıhtılaşma sisteminde bozukluk

Özellikle kalp atışları olan bir bebeğin rahim içinde erkenden ölmesi, “antifosfolipid sendromu” adı verilen bir hastalıkta görülür. Pıhtılaşma sisteminde bozukluk yaratan ve plasenta damarlarında tıkanma ve bebeğin ölmesi ile giden bu hastalıkta tanı, “antikardiyolipin antikorları” ve “lupus antikoagulan” adı verilen maddelerin kanda ölçümleri ile konur. Tedavisinde heparin ve aspirin gibi kan sulandırıcıları kullanılır.

LH hormonu fazlalığı

Polikistik över sendromu adı verilen ve adet düzensizliği, tüylenme, sivilcelenme ve şişmanlık ile seyreden bir hormon bozukluğu durumunda da düşükler normal kadınlara oranla daha fazla görülür. Polikistik över sendromunda artmış olan LH hormonu bu düşüklerden sorumlu tutulmaktadır. Tekrarlayan düşükleri olan çiftlerin konunun uzmanı kişiler tarafından değerlendirilmesi ve gerekli testlerin yapılması gerekmektedir.
Bu çiftlerde gereksiz ve etkinliği kanıtlanmamış testlerden kaçınmak veya tutarsa şeklindeki tedavileri uygulamamak oldukça önemlidir.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.